chp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2014 Perşembe

Polis CHP milletvekili Şafak Pavey'i gözaltına almak istedi.

CHP Milletvekili Şafak Pavey'i gözaltına alınmaktan annesi Ayşe Önal kurtardı.

1 Mayıs kutlamaları Taksim’de yasaklanınca İstanbul savaş alanına döndü. Taksim’e çıkmak isteyen göstericiler Beşiktaş’ta polisle çatıştı. CHP Milletvekili Şafak Pavey ve annesi gazeteci Ayşe Önal suçsuz olduğunu iddia ettikleri bir gencin gözaltına alınmasını engellemeye çalıştı.

Bu arada polisle arbede yaşayan Pavey de gözaltına alınmak istenince annesi Ayşe Önal 'O benim kızım' diyerek polislerinin kızını götürmesine karşı çıktı. Uzun bir arbedenin ardından polis; genci, Şafak Pavey’i ve Ayşe Önal’ı serbest bıraktı.

Bilindiği gibi Milletvekili Şafak Pavey geçirdiği bir tren kazasında bir eli ve bir ayağını kaybetmişti.


30 Nisan 2014 Çarşamba

AKP'li kadın milletvekilini utandıran CHP'li.

AK Parti İstanbul Milletvekili Gülay Dalyan, TBMM Genel Kurulu çalışmalarına katıldı. Dalyan, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ile kürsüde konuşma yaptığı sırada sözlü tartıştı.

BEKLENMEDİK İLTİFAT

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM Genel Kurulu’nda dört bakanın fezlekesiyle ilgili kürsüden yaptığı konuşma sırasında, kendisine oturduğu sıradan laf atan AK Parti İstanbul Milletvekili Gülay Dalyan’a beklemediği bir iltifatta bulundu.

Hamzaçebi kürsüde konuşurken laf atan Ak Parti milletvekili Gülay Aydan'la aralarında ilginç bir diyalog gelişti.

İşte ikili arasında geçen o diyalog:

GÜLAY DALYAN: Bunu cümle âlem konuştu.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ: Hanımefendi, size hiç yakışmıyor laf atmak.

GÜLAY DALYAN: Allah Allah, izin mi alacağız?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ: O kıyafetinizin şıklığı o laf atmanın sakilliğini izleyemiyor.

GÜLAY DALYAN: Biz her zaman şıklığımızı koruyoruz, siz partililerinize konuşun.

Bu iltifatların ardından AK Partili Gülay Dalyan'ın objektiflerin kendisine yöneldiğini görünce utanması dikkatlerden kaçmadı.

28 Nisan 2014 Pazartesi

CHP'li şairi Akp'li Belediye çöpcü yaptı.

Denizli’nin ödüllü şairlerinden, Çivril Belediyesi’nde 4,5 yıl Basın-Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekilliği yapan Hakan Keysan’dan , yerel seçimin ardından Çivril Belediyesi yönetiminin CHP’den AKP’ye geçmesiyle, görev yeri değiştirilerek çöpçülüğe verildi.

Denizli’nin ödüllü şairlerinden, Çivril Belediyesi’nde 4,5 yıl Basın-Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekilliği yapan Hakan Keysan , yerel seçimin ardından Çivril Belediyesi yönetiminin CHP’den AKP’ye geçmesiyle, görev yeri değiştirilerek çöpçülüğe verildi.

Seçim bitti çöpçü oldular

30 Mart yerel seçimlerinde Çivril Belediyesi’nde yönetim CHP’den AKP’ye geçti. Denizli Haber’den Şengül Boz’un haberine göre; Başkan Güven Gürcan’ın ilk icraatlarından birisi de personel görevlendirmeleri oldu ve şair Hakan Keysan, temizlik işlerinde görevlendirildi.

Çivril’de elinde süpürgeyle sokak ve caddelerde temizlik yapan Hakan Keysan, geçtiğimiz hafta sonu İzmir Kitap Fuarı’na katıldı. Orada okurlarıyla buluşan Keysan, “4,5 yıl önce Çivril Belediyesi’nde işçi olarak çalışmaya başladım. Ancak, 4 yıllık fakülte mezunu olmam ve yeteneklerim doğrultusunda basın-yayın ve hakla ilişkiler birimi ile kültür, sosyal ve sportif alanlarında görevlendirildim. Şimdi çöpte çalışıyorum. Ben nerede olursa olsun yaptığım işi layıkıyla yapmaya çalışırım. Ancak, yeteneklerim ve eğitim aldığım alanda değerlendirilmek isterdim” dedi.

Çivril Belediyesi’nde 4,5 yıl Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür Vekilliği görevi ile birlikte kültür, sosyal ve sportif hizmetlerin yürütülmesinde görev alan Keysan, Dumlupınar Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü mezunu olması nedeniyle Çivril Belediyesi bünyesinde açılan Yaz ve Kış Spor Okulları’nda verdiği eğitimle çok sayıda genci sporla tanıştırdı.

Ayrıca, 4 yıldır antrenörlüğünü üstlendiği Yeşil Çivril Belediyespor’un önemli başarılara imza atmasında rol oynadı. Geçtiğimiz yıl kurulan Nikfer Kayak Doğa Turizmi Gençlik ve Spor Kulübü (NİKADOS) Başkanı da olan Keysan, kayak sporunda da Denizli’deki öncülerden biri oldu.

CEMAL SÜREYYA ÖDÜLÜ’NÜ ALDI
Türkiye yazarlar Sendikası Üyesi olan ve Denizli’de 12 yıldan beri yayın hayatını sürdüren Sunak Dergisi’nin imtiyaz sahipliğini yapan Hakan Keysan’ın “Suda Bıçak İzi”, “Sus Odası”, “Yangın Lekesi” olmak üzere 3 şiir kitabı bulunuyor. Keysan, “Suda Bıçak İzi” isimli dosyasıyla 1999 yılında Cemal Süreyya Hatay Şiir Ödülü’nü kazandı.

23 Nisan 2014 Çarşamba

İşte Yalova seçimini iptal ettiren AKP'li kısıtlı sandık müşahiti.

Yalova’da seçimlerin iptaline neden olanlardan Hasan B. Uzuntepe konuştu.

Yalova’da seçimlerin iptaline neden olan ‘7 kısıtlı seçmen’den biri olan Ak Partili Uzuntepe, ‘2010’da kısıtlı olduğuma karar verildi. YSK bana nasıl seçmen kaydı verdi bilmiyorum’ dedi.

Yalova’da 7 ‘kısıtlı’ seçmenin oy kullanması nedeniyle seçimler iptal olunca gözler bu isimlere çevrildi. Kısıtlı 7 vatandaş arasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem İnce’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) verdiği itiraz dilekçesinde ismi geçen Ak Parti sandık görevlisi Hasan Basri Uzuntepe’nin adı öne çıkıyor.

 CHP’li İnce AKP’nin sandık görevlisi olarak atadığı Hasan Basri Uzuntepe için seçimi kaybedince ‘kısıtlıydı’ diyerek itirazda bulunmasını ‘kötü niyet’ diye nitelerken Rizeli olan ve Yalova’da yaşayan Hasan Basri Uzuntepe’ye VATAN ulaştı. Uzuntepe, şunları anlattı: “Benim kısıtlılığım 210’daki bir rapora dayanıyor.

 Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2010 yılında bir sağlık kurulu başkanı, bir başhekim ve 6 doktordan oluşan 8 kişilik heyet tarafından ‘bipolar duygudurum bozukluğu’ olduğuna dair rapor verildi. Raporda yüzde 70 oranında ağır özürlü olduğum ve hastalığımın ‘tedaviyle işlevselliği düzelmeyen’ bir durum olduğu belirtiliyor. İlaç tedavim devam ediyor. Şu anda bir sorunum yok.”

17 Nisan 2014 Perşembe

CHP: Bedeli ne olursa olsun 1 Mayıs'ta Taksim'deyiz

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Taksim'in 1 Mayıs kutlamalarına kapatılmasına tepki gösterdi. Çelebi, 'Bedeli ne olursa olsun biz 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağız' dedi

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, TBMM’de beraberindeki CHP’li milletvekilleri ile birlikte basın toplantısı düzenledi. 1 Mayıs’ta Taksim’in kapatılmasıyla ilgili uygulamayı eleştiren ve Türkiye’nin gerilimli bir süreci yaşadığını belirten Çelebi, "1 Mayıs işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü. Kölelik koşullarına karşı bir direnişin adıdır 1 Mayısö dedi.

Basın toplantısının ardından Çelebi ve beraberindeki milletvekilleri,  gazetecileri yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesi kırmızı karanfil dağıttı.


16 Nisan 2014 Çarşamba

Akp kendi sandık görevlisini YSK'ya şikayet etti.

Yalovada skandal başvuru

AKP Yalova'da sandık görevlisi yaptığı kişiyi 'Kısıtlı olduğu için oy kullanamaz' diyerek YSK'ya şikayet etti.

CHP’li Vefa Salman’ın 6 oy farkla seçimi kazandığı Yalova Belediyesi’nde seçimin tekrarlanacağı iddiaları ortalığı karıştırdı. CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova’da seçimin tekrarlanacağı konusunu kesin bir dille yalanlarken, AKP ile ilgili Yalova bombasını patlattı.

AKP’DEN YSK’YA İLGİNÇ İTİRAZ
İnce, AKP’li Yalova Belediye Başkan Adayı Yakup Koçal’a, ”AKP’li Yakup Koçal kendi sandık görevlisine zihinsel engellidir, oy kullanamaz diyerek YSK’ya itiraz etti mi?” diye sordu.

KISITLI DEDİKLERİ KİŞİ AKP’Lİ SANDIK GÖREVLİSİ ÇIKTI
İnce’nin söz ettiği belgelere SÖZCÜ ulaştı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop 7 Nisan 2014 tarihinde YSK’ya yaptığı itiraz başvurusunda 298 sayılı kanunun 8. maddesine dayanarak “seçimlerde oy kullanmaması gereken kısıtlıların oy kulandığını” ve seçimin iptal edilmesi gerektiğini belirtti.
Şentop, H.B.U. isimli şahsın, kısıtlı olduğu halde oy kullandığı konusunda itirazda bulunurken, H.B.U.’nun aynı zamanda 1217 Nolu sandıkta AKP’nin sandık görevlisi olarak görev yaptığı öğrenildi. sözcü




15 Nisan 2014 Salı

Bu kez koruma önlemleri çok sağlam.

TBMM’de geçtiğimiz hafta saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geniş güvenlik önlemleri altında grup toplantısının yapılacağı salona girdi. Partililer tarafından alkış ve sloganlarla karşılanan Kılıçdaroğlu grup toplantısındaki konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaptı.


Meclis’te bugün grup toplantıları yapılıyor. CHP grubunda Kılıçdaroğlu gelmeden önce geçen haftaki saldırı sebebiyle geniş güvenlik önlemi alındı. Saldırının gerçekleştiği kuliste koltuklar kaldırıldı. Kılıçdaroğlu’nun geçeceği koridorda ziyaretçilerin beklemesine müsaade edilmedi. Kılıçdaroğlu salona girerken çok sayıda polis güvenlik önlemi aldı. Basın mensuplarının yoğun ilgisi sebebiyle Kılıçdaroğlu salona girerken zaman zaman izdiham da yaşandı.

Alkışlar ve sloganlar eşliğinde salona giren Kılıçdaroğlu isminin okunmasının ardından kürsüye gelerek haftalık grup konuşmasını yapmaya başladı. Konuşmasının başında Kılıçdaroğlu hukuk devletinin anlam ve öneminden bahsetti. Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Hukuk devletinde güçlüler haklı değil, haklılar güçlüdür.” dedi.

Hesap vermenin hukuk devletinin temel esaslarından biri olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Hukuk devleti dayatmacı değil, yurttaşına hizmet eden devlettir. Baskı kuran devlete hukuk devleti denemez.” ifadelerini kullandı.



13 Nisan 2014 Pazar

Yanlış tedavinin masrafı da hastadan alınacak

Sağlık'ta yeni dönem artık hasta olmaya gelmez!

Sağlık Bakanlığı'nın Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklik tartışmalara neden oldu. CHP, yönetmelik değişikliğiyle yanlış tedavinin masrafının artık hastalara yüklendiğini ileri sürerken; Sağlık Bakanlığı, değişikliğin Danıştay kararı nedeniyle yapıldığını savundu.

Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı'nın Özel Has­ta­ne­ler Yö­net­me­li­ği­’n­de yap­tı­ğı de­ği­şik­lik 21 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlandı. CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, değişiklik öncesinde özel hastanede tedavi gören hastaya yanlış tedavi uygulanması ve hastanenin olanaklarının yeterli olmaması durumunda hastanın kamu ya da özel başka bir hastaneye sevk edilebildiğini; bu durumda  masrafların da yanlış tedavi uygulayan hastane tarafından karşılandığını anımsattı. Ancak 21 Mart'ta yapılan değişiklikle, yanlış tedavi ya da hastanenin yetersizliği durumunda ortaya çıkan masrafların hastaya yüklendiğini ileri sürerek konuyu Meclis'e taşıdı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

DEĞİŞİKLİK DANIŞTAY KARARIYLA YAPILDI
Şeker'in bu iddialarına karşılık sağlık bakanlığı, yönetmelik değişikliğinin Danıştay Kararı doğrultusunda yapıldığını savundu. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Söz konusu hastanın transferi ve transfer edildiği hastanelerdeki teşhis ve tedavisi ile ilgili ücretleri tıp merkezi tarafından karşılanır” ibaresinin Danıştay Onuncu Dairesinin kararına dayanarak değiştirildiği belirtildi.

"KUSUR YOKKEN, SORUMLU TUTULAMAZ"
Danıştay'ın söz konusu kararında “Tıbbi müdahalelere bağlı olarak gelişen komplikasyon ve benzeri durumların her zaman kusurlu bir müdahaleye bağlı olmayacağı tartışmasızdır. İlgililerin kusurunun olmadığı durumlarda bu müdahalelerden kaynaklanan zararın tazmininden de sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Kusurlu bir tıbbi müdahale olmaksızın tıp merkezlerini hastaların sevk edildiği hastanelerde yapılan teşhis ve tedavi masraflarından sorumlu tutmak hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Kaldı ki müdahalenin kusurlu olup olmadığı, zararın bu müdahaleden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve tıp merkezlerinin bu zararın tazmininden sorumlu tutulup tutulmayacağı açılacak bir tazminat davasının konusudur. Bu durumda, tıp merkezinde yapılan bir müdahaleye bağlı olarak gelişen komplikasyonlar ve/veya yoğun bakım hizmetine ihtiyaç olan durumlarda hastanın sevk edildiği ve tedavisinin yapıldığı hastanedeki teşhis ve tedavi ile ilgili ücretlerin tıp merkezi tarafından karşılanacağı ve bu ücretin hastadan talep edilemeyeceği yolundaki düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir” deniliyor.

Sağlık Bakanlığı, 21 Mart'ta yapılan değişikliğin Danıştay'ın bu kararına bağlı olarak yapıldığını vurgularken, "Komplikasyon her zaman kusurlu bir müdahaleye bağlı olarak ortaya çıkmamaktadır. Öncelikle komplikasyonun ilgili özel hastanenin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerekmektedir" denildi.

SUÇ DUYURUSU VE TAZMİNAT YOLU AÇIKTIR
Ayrıca hastanın yanlış tedaviden zarar görmesi durumunda suç duyurusunda veya tazminat talebinde bulunabileceği anımsatılarak, "Zarar gören hastanın yargıda hak arama yolu açıktır. Yargıya başvurulduğunda kusur tespiti mahkemeler tarafından uzman bilirkişi, adli tıp kurumu veya yüksek sağlık şurası raporu ile yapılmaktadır.  Mahkeme tarafından özel hastanenin kusurlu olduğu kanaatine varılması halinde tazminata hükmedilmektedir" denildi.

Özel Hastaneler yönetmeliğinde skandal değişiklik!

21 Mart’ta Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe göre, ‘yanlış tedavinin’ masrafını artık hastalar ödeyecek. Skandal değişiklik Meclis’e taşındı.

21 Mart’ta Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde çok tartışılacak bir değişiklik yapıldı. Buna göre ‘yanlış tedavinin’ masrafını artık hastalar ödeyecek. CHP ’nin doktor vekili Şeker, siyasi tartışmalar sebebiyle gözden kaçan skandal değişikliği Meclis’e taşıdı.

Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­’nın Özel Has­ta­ne­ler Yö­net­me­li­ği­’n­de yap­tı­ğı de­ği­şik­lik­le ‘yan­lış te­da­vi­ni­n’ mas­ra­fı­nı ar­tık has­ta­lar öde­ye­cek. 21 Mar­t’­ta Res­mi Ga­ze­te­’de ya­yım­la­na­rak yü­rür­lü­ğe gi­ren an­cak si­ya­si gün­dem ne­de­niy­le göz­ler­den ka­çan yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ği­ni, CHP, ya­zı­lı so­ru öner­ge­siy­le Mec­lis gün­de­mi­ne ta­şı­dı.

CHP’­nin dok­tor ve­ki­li, Ga­zi­an­tep Mil­let­ve­ki­li Meh­met Şe­ker , dü­zen­le­me­nin, es­ki yö­net­me­li­ğin 40/A mad­de­sin­de de­ği­şik­lik yap­tı­ğı­nı be­lir­te­rek, “Yö­net­me­li­ğin bu mad­de­si, ‘ö­zel has­ta­ne­de te­da­vi gö­ren has­ta­ya, yan­lış te­da­vi ya­pıl­ma­sı ve has­ta­ne­nin im­kan­la­rı ye­ter­li ol­ma­dı­ğı du­rum­lar­da has­ta­nın ka­mu ya da özel baş­ka bir has­ta­ne­ye sev­ki­ni­’ dü­zen­li­yor.

ESKİDEN YANLIŞ TEDAVİ YAPAN HASTANE KARŞILIYORDU

Es­ki yö­net­me­lik­te, has­ta­nın nak­li ve sevk edil­di­ği has­ta­ne­de­ki te­da­vi­siy­le il­gi­li zo­run­lu gi­der­ler, yan­lış te­da­vi ya­pan ve bu ne­den­le sevk eden has­ta­ne ta­ra­fın­dan kar­şı­la­nı­yor­du. An­cak yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ği ile 40/A mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı­nın, ikin­ci ve üçün­cü cüm­le­si yü­rür­lük­ten kal­dı­rıl­dı. Bu de­ği­şik­lik­le, yan­lış te­da­vi mas­raf­la­rı ar­tık has­ta­ya yük­len­di. Özel bir has­ta­ne­de te­da­vi al­tın­day­ken yan­lış te­da­vi edi­len ve komp­li­kas­yon ya­şa­nan ve baş­ka bir has­ta­ne­ye sevk edi­len has­ta­lar, ilk has­ta­ne­de­ki yan­lış te­da­vi üc­re­ti­ni, ar­dın­dan sevk üc­re­ti­ni öde­mek zo­run­da ka­la­ca­k” de­di.

DEV­LET HAS­TA­NE­LE­RİN­DE YI­ĞIL­MA­LAR OLA­CAK

Dok­tor­luk yap­tı­ğı için ko­nu­yu ya­kın­dan bil­di­ği­ni kay­de­den Şe­ker, şöy­le de­vam et­ti: “Di­ye­lim ki yan­lış te­da­vi ol­du, komp­li­kas­yon ge­liş­ti, has­ta bir baş­ka özel has­ta­ne­ye gön­de­ri­li­yor­du. Mas­raf­la­rı da yan­lış te­da­vi­yi ya­pan ilk has­ta­ne ödü­yor­du. Bu de­ği­şik­lik­le mas­raf has­ta­ya yük­len­di­ği gi­bi has­ta­ne­nin yü­küm­lü­lü­ğü de or­ta­dan kaldırılıyor. Yeni yönetmelikte netlik yok. Hasta nereye gitsin, masrafları kim ödesin belli değil. İlk işlemi yani yanlış tedaviyi yapan hastane , masrafları ödemeyeceği için hasta ile kimse ilgilenmeyecektir. Bu, hastanın ortadan kalkması demektir. Üstelik gittiği hastane, hastadan fark isteyecektir. Vatandaş, fark ödememek için bu kez devlet hastanelerine yönelecek, devlet hastanele­rin­de yı­ğıl­ma ola­cak­tır.”

Meh­met  Şe­ker, yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ği­nin has­ta hak­la­rı­nı ge­ri­ye gö­tür­dü­ğü­ne dik­kat çe­ker­ken se­çim at­mos­fe­ri ve si­ya­si tar­tış­ma­lar ne­de­niy­le ka­mu­oyununun gö­zün­den kaç­tı­ğı­nı be­lirt­ti.

ÇiFTE MAĞDURiYET

Bugün gazetesinin haberine göre, Şe­ker, Sağ­lık Ba­ka­nı Meh­met Mü­ez­zi­noğlu­’nun ya­nıt­la­ma­sı is­te­miy­le ver­di­ği öner­ge­sin­de “Ye­ni dü­zen­le­mey­le has­ta hem yan­lış  te­da­vi­nin mas­raf­la­rı­nı, hem de has­ta­ne ta­ra­fın­dan uy­gu­la­nan yan­lış te­da­vi ne­de­niy­le olu­şan komp­li­kas­yo­nun te­da­vi­si­ne yö­ne­lik be­de­li öde­mek zo­run­da bı­ra­kıl­mak­ta, ya­ni has­ta iki kez üc­ret öde­me­ye mah­kûm edil­mek­te­dir. Bu dü­zen­le­mey­le mağ­dur edi­len has­ta ye­ri­ne mağ­du­ri­ye­ti ya­ra­tan özel sağ­lık ku­rum­la­rı kol­lan­mak­ta­dır” dedi. Şeker, öner­ge­de, dü­zen­le­me­nin ge­rek­çe­sini so­rdu. samanyoluhaber

11 Nisan 2014 Cuma

Yarın CHP işgal edilecek.

“OccupyCHP” adı altında sosyal medyada örgütlenen gençler 12 Nisan Cumartesi günü saat 13.00’te CHP Genel Merkezi’ni işgal edeceklerini duyurdu.

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı İrfan İnanç Yıldız, işgal edecek gençler için hazır ve oldukça heyecanlı olduklarını söyledi.
Gerçekleştirilecek bu eylemden dolayı çok heyecanlı olduklarını dile getiren İrfan İnanç Yıldız, hazırlıklar için iki toplantı yaptıklarını belirterek şu bilgileri verdi:
“Cumartesi günü forumun gerçekleştirileceği alana iki masa kuracağız. Bu masalardan biri üye kayıt masası olacak. Dileyen gençler partimize anında üye olabilecekler. Diğer masa ise, gönüllüler masası olacak. Partimize üye olmadan projelerimize, eylemlerimize gönüllü olarak katkı sağlamak isteyen arkadaşlarımız için oluşturduğumuz formlar bulunacak bu masada. Kendilerine uzmanlık alanlarını ya da etkin oldukları alanları, partimizde eksik gördükleri, eleştirdikleri noktaları soracağız.”

KILIÇDAROĞLU ONAYLADI: Etkinlikle ilgili MYK toplantısında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na bizzat bilgi verdiğini anlatan Yıldız, üye olmak isteyenlerin üyelik işlemlerinin hızlandırılmasıyla ilgili parti tüzüğünde yer alan 12. maddeden faydalanması ve eylemin gerçekleştirileceği gün genç milletvekillerinin de alanda hazır bulunması için Kılıçdaroğlu’nun da onayını aldığını söyledi.
CHP’Yİ İŞGAL ET: Yeni bir ruha sahip, genç bir CHP’nin iktidara daha hızlı yürüyebileceğini bildiren Yıldız şöyle devam etti: “Bizim daha önceden fitilini ateşlediğimiz CHP’yi gençleştirme hareketi için bütün gençleri destek vermeye, bize güç vermeye davet ediyoruz. Türkiye’de yeni bir siyaset dilinin oluşturulması, yaş ortalaması 50-60 civarında olan kadrolarımızın gençleştirilmesi, siyasete yeni yüzlerin katılması bizim en büyük arzumuz, halkımızın da talebi bu yönde. Bu yüzden çok mutluyuz ve oldukça heyecanlıyız. ‘CHP’yi İşgal Et!’ girişimi için kapımızı sonuna kadar açıyoruz.”

KILIÇDAROĞLU’NDAN ÇAĞRI:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim döneminde gençlere sürekli çağrı yaparak, “Gelin, değiştirelim” ifadesini sıklıkla kullanmıştı. Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde sosyal medya platformu twitter üzerinden yaptığı değerlendirmede de, “Biz CHP olarak, gençlerimizin gücüne inanıyor ve değişime açık olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Tüm gençlerimizi kucaklamaya hazırız. 30 Mart 2014 yerel seçimleri sonrası hilenin değil, doğrunun kazanması için gece gündüz bize destek veren gençlerimiz ile gurur duyuyoruz. Gençlerin kararlılığı, onlarla kurmaya çalıştığımız bağ için bizlere cesaret verdi. Gençlerle birlikte özgür Türkiye’yi yeniden kuracağız” ifadesini kullandı.

KİM BU GENÇLER: 30 Mart yerel seçimleri sonucunda yaşanan usulsüzlük iddiaları ana muhalefet CHP’de başını gençlerin çektiği ve sosyal medya platformları üzerinde örgütlenen yeni bir grubu doğurdu. Kendilerine “#occupychp” (CHP’yi işgal et) ismini veren grup, “Siyaseti liderlere bırakarak uzaktan eleştirmek dönemi bitmiştir” sloganıyla CHP içinde siyaset yapma kararı aldı.

 81 ilde örgütlenmeye çalışan grup tarafından yapılan açıklamada, “Sevgili CHP, Gezi sürecinden beridir görüyoruz ki, seni yöneten adamlardan bazıları bu muhalefet işini pek beceremiyor” ifadesi kullanıldı. Gruba yine sosyal medya üzerinden destek verenlerin sayısı da giderek artıyor. Grup şimdiden İstanbul’da 3 bini, Ankara’da ise bini aşkın bir kitleye ulaştı.
30 Mart yerel seçimlerinin yapıldığı gün başta İstanbul ve Ankara olmak üzere metropollerden yansıyan şaibe iddiaları üzerine CHP Genel Merkezi ve il örgütlerine giderek başta tutanak usulsüzlükleri olmak üzere seçim hilelerini ortaya çıkarmak görevi üstlenen gençler, parti içinde yeni bir örgütü inşa etme kararı da verdi.

GEZİ RUHU:
Grup adına yayımlanan 20 maddelik manifesto ise şöyle:
“Fikri, bilinci ve vicdanı özgür Gezi Ruhu’nun partiye hakim olmasını amaçlar. Genç kuşağın parti, ülke ve dünya yönetiminde karar hakkı aramasıdır. Parti içi ya da dışı dinamiklerden, ittifaklardan tam bağımsız bir sivil inisiyatiftir. Özgürlük, eşitlik, dayanışma, sevgi, barış, hoşgörü ve adalette Gezi Ruhu’dur. Siyasi yol haritasını tüm katılımcılarıyla tartışarak, birlikte belirler. Tüketim toplumu değil, katılımcı üretim toplumunda yaşamak ister. Partinin yönetim kadrolarında 40 yaş altı genç oranını yüzde 50′nin üzerinde ister. Partinin yönetim kadrolarında kadın oranını yüzde 50′nin üzerinde ister. Statükonun değil, sürekli devrim sloganıyla yenilenmenin değişmezliğini ister. Parti içi demokrasinin ve halk iradesinin önündeki barajların yıkılmasını ister.

Kimseyi ötekileştirmeden sosyal adaleti savunur. Paylaşımcı, dayanışmacı ve ideolojik önyargılardan arınmış bir yönetim ister. Tüm Türkiye halklarının topyekun özgürlüğünü ister. Cumhuriyetçilik ilkesini; Türkiye halklarının eşit iradesinin temeli olarak algılar. Halkçılık ilkesini; tüm Türkiye halklarının imtiyazsız kapsanması olarak algılar. Milliyetçilik ilkesini; yurtseverlik vurgulu olarak algılar. Devletçilik ilkesini; insan odaklı ve alçak gönüllü bir hizmet aracı olarak algılar. Laiklik ilkesini; tüm vatandaşların inanç özgürlüğünün garantörü olarak algılar. Devrimcilik ilkesini; önceki 5 ilkeyi yenileme hak ve sorumluluğu olarak algılar.
Bu manifestoya katılan herkesi, üye olmak yoluyla partiyi işgal etmeye çağrıdır.”

Kılıçdaroğlu babalık yaptı saldırganı affetti.

Kılıçdaroğlu Annenin feryadına sessiz kalmadı ve Babalığını yaptı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Övet'in annesinin, 'Kılıçdaroğlu babalık yapsın, oğlumu affetsin' feryadı sonuç verdi.

Saldırıyla ilgili şikâyetçi olmayacağını belirten CHP lideri, “Bir annenin feryadına duyarsız kalamam. Olayın ayrıntıları ortaya çıktıktan sonra kararımı açıklayacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında gerçekleşen MYK toplantısında, Meclis’teki yumruklu saldırı, yerel seçimsonuçları ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri mesaya yatırıldı. Meclis’teki yumruklu saldırı konusunda yapılan değerlendirmede MYK üyeleri, saldırının “provokasyon” amaçlı “profesyonel” bir eylem olduğu noktasında birleşti. CHP kurmaylarından elde edilen bilgiye göre toplantıda, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun saldırganhakkında şikâyetçi olup olmaması da gündeme geldi.

Genar'a göre yerel seçimin galibi MHP.

GENAR Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş, 30 Mart yerel seçimlerinde vatandaşların tercihlerini hizmetten yana kullandıklarını belirterek, "İktidar partisi elindeki oyu tutmuştur. Yerel seçime göre baktığınızda oylarını yaklaşık 7-8 artırmış, genel seçime göre baktığınızda 4-5 puan oy kaybetmiştir.

 
CHP, AK Parti'yi yolsuzluklarla suçlayarak, tapeler üzerinden bir siyaset yaptı. Bence bu bir siyasetsizlik getirdi. CHP bir siyasetsizlik tuzağının içine düştü. MHP, Ankara'da ve İzmir'de 1 milyona yakın oyunu CHP'ye kaptırmıştır. MHP bu oylarla 18-19 bandında olabilirdi. AK Parti'den sonra ikinci başarılı partisi MHP'dir diyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

Yerel seçim sonuçlarını AA muhabirine değerlendiren Aktaş, Türkiye'nin seçim sürecine 17 Aralık operasyonuyla girdiğini, Hükümet'in bunu görerek bir strateji izlediğini ifade ederek, "Belki strateji açısından doğru da yaptı- her ne kadar bütün tartışmalar 17 Aralık darbe girişimi gibi konularda geçse de iktidar partisi temel atmayı, yaptığı hizmetlerin açılışını yapmayı ve hizmetlerini anlatmayı ihmal etmedi. Halk zaten çok da o şamatalara bakmaz. Kendi geleceğini, çoluk çocuğunun geleceğini, eğitimini, sağlığını düşünür. Bunları düşünerek karar verir" dedi.

GENEL SEÇİME GÖRE 4-5 PUAN KAYBETTİ

Aktaş, sonucun AK Parti açısından başarılı olduğunu anlatarak, "AK Parti, bugüne kadarki bütün siyasi partilerden farklı bir şekilde elde ettiği oyu kaybetmeyen bir parti. Dolayısıyla iktidar partisi elindeki oyu tutmuştur. Yerel seçime göre baktığınızda oylarını yaklaşık 7-8 artırmış, genel seçime göre baktığınızda 4-5 puan oy kaybetmiştir. AK Parti yerel seçime göre yarış olarak değerlendiriyor ve kendi açısından başarılıdır. Bir iktidar partisinin bütün seçimlerde tekrar tekrar oyunu elde tutması zordur" ifadelerini kullandı.

Muhalefet yanlışa düştü

GENAR Yönetim Kurulu Başkanı Aktaş, muhalefet partilerinin yanlış bir strateji izlediğine inandığını da savunarak, şöyle devam etti:

"Bu seçim için, seçim sonuçlarını değrelendirirken cemaati hesaba katmadan doğru bir değerlendirme olmaz. Cemaat bir takım iddialar ortaya attı. Yolsuzluk, ses kayıtları gibi... CHP özellikle bu tuzağa düştü. Normalde halk, bir siyasi partiden şunu bekler, yerel seçim olduğunu varsayarsak, İstanbul'da 10 yıldır Kadir bey işin başında, iyi yaptıkları vardır, yapamadıkları vardır, başarısız olduğu şeyler vardır. Bir parti gelir mevcudun bir eleştirisini yapar, kendi yapacağı işleri teklif olarak halkın önüne koyar. Buna da hizmet siyaseti deniyor. CHP, eski seçimlerde laiklik, ülke bölünecek, kürtler istila edecek gibi varsayımlar üzerinden siyaset yürütüyordu. Bu seçimde de geleneğine uygun davrandı. AK Parti'yi yolsuzluklarla suçlayarak, tapeler üzerinden bir siyaset yaptı. Bence bu bir siyasetsizlik getirdi. Seçmen şunu bekler: 'Bu parti bana ne söyledi? İstanbul'da hayatımı ne kadar kolaylaştıracak? Türkiye'de ne kadar kolaylaştıracak? Ülkeyi ne kadar büyütecek?' Bir teklif bekler... CHP bir siyasetsizlik tuzağının içine düştü. Vatandaşın da bunu gördüğünü düşünüyorum."

Yayınlanan ses kayıtlarının da toplumda bir tepkiye neden olduğunu anlatan Aktaş, "Suçlu olsun olmasın, problemli olsun olmasın, gizli hayatın bu kadar deşifre edilmesi sokağı rahatsız etti. Hele o ülke güvenliğiyle alakalı tapelerin yayınlanması aşırı bir tedirginlik oluşturdu.Vatandaş bu yeni girişimlerden tutumdan tedirgin oldu ve iktidara olan güvenini korumaya devam etti" dedi.

"MHP daha sağlıklı bir tutum sergiledi"

İhsan Aktaş, yayımlanan ses kayıtlarına ilişkin MHP'nin daha sağlıklı bir tutum sergilediğini de savunarak, şöyle dedi:

"MHP daha sağlıklı bir tutum sergiledi. Doğrudan 'Cemaatin' hazırlamış olduğu tuzağa düşmedi. Zaten Milliyetçi Hareket Partisi, başka ülke meselelerinde, Gezi'de de aynı tutumu takındı. Türkiye Cumhuriyeti devleti aleyhine bir hamlenin dışarıdan geldiğini hissettiği zaman MHP duruşu daha yerli ve daha milli. Dolayısıyla tartışmaların biraz daha uzağında. Kendi seçmenine seslenen bir kampanya yürüttü. Kendi içinde MHP başarılıdır. Yalnızca bir hatası olmuştur. İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de 1 milyona yakın oyunu CHP'ye kaptırmıştır. MHP bu oylarla 18-19 bandında olabilirdi. Kaybettirdiği oylardan dolayı 15 bandında kaldı. Seçimin AK Parti'den sonra ikinci başarılı partisi MHP'dir diyebiliriz."

9 Nisan 2014 Çarşamba

Pişkinliğin böylesi!

İfadesin de saldırgan şikayetciyim dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran Orhan Övet’in ifadesinde “Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini beğenmediğim için, Başbakan ve Hükümet aleyhinde yapmış olduğu açıklamaların ülke menfaatlerine ters düştüğünü düşündüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim” dediği belirtildi. Ayrıca Övet’in kendisini tokatlayan vekillerden şikayetçi olduğu da kaydedildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran 1986 doğumlu Orhan Övet’in Terörle Mücade Şubesi’ndeki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi.
Edinilen bilgiye göre, Övet polise verdiği ifadesinde eylemi gerçekleştirmesinin sebebini şöyle açıkladı:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini beğenmediğim için, Başbakan ve Hükümet aleyhinde yapmış olduğu açıklamaların ülke menfaatlerine ters düştüğünü düşündüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim.”

Övet’in ifadesi ise şöyle:

"UYUŞTURUCU KULLANMADIM"

08 Nisan 2014 günü saat 08.45 sıralarında eşime Ankara’ya gideceğim diyerek ikametimden çıktım. Saat 09.00 sıralarında Hasanoğlan İlçesinden özel halk otobüsüne bindim saat 09.45 sıralarında Ankara Altındağ Belediyesinin önünde indim. Yürüyerek Hacettepe Hastanesi önü Adnan Soygun caddesinden, Yenişehir Sosyete pazarı önünden (Aksu Caddesi) Sosyal Güvenlik Kurumu önünden sola dönerek (Süleyman Sırrı caddesi) Mithatpaşa Caddesi Kocatepe Cami istikametine doğru ilerledim, sağ dönerek Ziya Gökalp caddesinden Bulvara kadar geldim, trafik ışıklardan karşıya geçerek Kızılay AVM önünden Güven Parka geldim ve Güven Parktan saat 10.30 sıralarında Sokullu dolmuşuna binerek saat 10.45 sıralarında TBMM’ye geldim. Meclise Dikmen kapısından, müracaatta CHP grup toplantısına katılacağımı belirterek içeriye giriş yaptım. Her hafta Salı günleri halka açık grup toplantısının olduğunu açık kaynaklardan ve kendisini CHP’li olarak bildiğim bir yakınımdan öğrendim.

Eylem gerçekleştirdiğim 08 Nisan 2014 günü her hangi bir alkol, uyarıcı ve uyuşturucu madde almadım. En son 4 gün önce esrar kullandım ve daha öncede esrar ilgili tedavi görmüştüm. Kullanmış olduğum esrarı 4 gün önce Ankara Yenidoğan Sakkalar güzergahında her hangi bir ücret vermeden orada bulunan gençlerden durumumun sıkışık olduğunu söyledim ve onlarda bana yardımcı olmak adına bir kullanımlık (Bir Fişek) esrar verdiler.
Her hangi bir kişi/kişilerden veya örgütten talimat almadım. Ayrıca hiç bir örgüt ile ilişki ve irtibatım yoktur.

"ŞİKAYETÇİYİM"

Bana sorulan sorular hakkında hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan avukatımın huzurunda ifademi verdim. Ayrıca ben saldırı eylemi gerçekleştirdikten sonra polisler tarafından yakalanıp ellerim ters kelepçelenip araca götürüldüğüm sırada önce TBMM içerisinde bulunan bayan kuaföre götürüldüm, bu esnada ismini bilmediğim simaen tanıdığım 2 CHP milletvekili geldi, olayla ilgili ‘Niye yaptın? Seni kim gönderdi?’ gibi sorular sorduktan sonra milletvekillerinden birisi bana iki tokat attı, bunun üzerine polisler benim tanınmamam için ve görüntü alınmasını engellemek amacıyla montum ile yüzümü kapatarak oradan çıkartıp meclisin kapalı otoparkına götürdüler. Ancak Otoparkta kalabalık bir grubun ortasında kaldım, bana vurmaya başladılar, sonrasında beni polisler doblo tipi bir araca bindirip oradan uzaklaştırdılar, Meclis Lojman kapısı diye tabir edilen yere geldik ve başka bir ekip arabasına bindirilerek emniyete geldim. Beni darp eden kişi/ kişilerin tespit edilmesi halinde, şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim.”

YSK, Ankara ve Yalova İçin Kararı

Yüksek Seçim Kurulu, Ankara'da CHP'nin Yalova'da ise AK Parti'nin seçim sonuçlarına yönelik itirazlarına ilişkin kararı bugün açıklayacak.

Ak Parti ise, Yalova'daki seçimler konusunda YSK'ya iki ayrı başvuruda bulundu. Ak Parti Yalova Belediye Başkan Adayı Yakup Koçal başvuruyu şöyle anlatmıştı; "Biz İl Seçim Kurulu'na tekrar geçersiz oyların 124 sandıkta sayılma talebinde bulunduk. İl Seçim Kurulu bunu reddetti. YSK'ya başvuru gerekçemiz buydu. İl Seçim Kurulu'nun reddettiği talebin tekrar gözden geçirilmesi yani 124 sandıktaki geçersiz oyların açılması talebinden bulunduk. İkinci talebimizde, tam hukuksuzluk denilen 47 civarında seçmen olmaması gereken insanlara seçmen yazdırılmış ve oy attırılmış. Bunun tespitlerini yaptık. Belgelerle bulgularla bunu da olağanüstü itiraz olarak YSK'ya bulunduk."

YAVAŞ: ANAYASA MAHKEMESİ'NE GİDERİM

CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, YSK'nın seçimlerin yenilenmesi başvurusuna olumsuz yanıt vermesi halinde, hukuksal mücadelesini sürdüreceğini açıklamıştı. Anayasa Mahkemesi, oradan da beklediği yanıtı alamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğini açıklayan Yavaş, "Her bir oyun peşindeyiz, YSK'nın talebimizi reddetmesi halinde Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğiz" ifadesini kullanmıştı.

YSK KARARLARI ANAYASA MAHKEMESİ'NE GÖTÜRÜLEBİLİR Mİ?

Yavaş'ın, "gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne giderim" açıklaması, yeni bir hukuksal tartışmayı da başlattı. CHP'li hukukçular, YSK kararları konusunda, Anayasa Mahkemesi'ne "bireysel başvuru hakkının mümkün olabileceğini" savunurken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, böyle bir sürecin hukuksal olarak mümkün olmadığını söyledi.

Bozdağ, "YSK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne gidilemez. AYM'nin bu konuda takdir hakkı yoktur. Yasa açık kapı bırakmıyor" dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran serbest!


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumrukla saldıran Orhan Övet, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kılıçdaroğlu'na saldıran AKParti üyesi çıktı.

Ak Parti sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet'in 2012 yılında AK Parti'ye kaydolduğunu ve olay sonrası partiden ihraç edildiğini açıkladı.

Çelik'in açıklaması

Çelik Twitter'dan saldırgan ile ilgili şunları yazdı:

"Orhan Övet'in 2012'de Elmadağ'da partimize kaydolduğu tespit edilmiş ve olay sonrası derhal ihraç edilmiştir.

9 milyon küsur üyemiz vardır. Onlarca sabıkası olan birinin partimize üye kabul edilmesini ciddi bir özensizlik olarak kabul değerlendiriyoruz. Kılıçdaroğlu'na bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

8 Nisan 2014 Salı

Gürsel Tekin: Saldırgan profesyonel bir provokatör.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, saldırının güçlü bir güvenlik zafiyetini ortaya çıkardığını belirterek, “Saldırganın bir profesyonel olduğunu da ifade etmek istiyorum" dedi.

Tekin, Habertürk'te konuştu. Saldırının BDP grup toplantısının yapıldığı salonun önünde yapılmasına dikkat çeken Tekin, “Bunun sıradan bir saldırı olmadığını söylüyorum. Özellikle Barış ve Demokrasi Partisi’nin grup toplantısının önünde bu olayın olması, aynı zamanda ‘bir provokasyon yaratabilir miyim’ çabasını da söz konusu hale getirebilir.

 BDP’yle bir ilgisinin olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Ama eylemi gerçekleştiren kişinin sıradan bir kişi olmadığı, her ne kadar Emniyet farklı bilgiler vermiş olsa da, en azından bizim elimizdeki bilgilere göre farklı örgütlerle bağlantısının olabileceği ihtimalinin çok yüksek olduğunu kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.”

Alperen Ocakların'dan jet yalanlama geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet Alperen Ocakları'na mensup olduğu iddia edilmişti. Ancak Alperen Ocakları bu iddiayı yalanladı.

İşte o açıklama:

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi içerisinde grup konuşmasına gerçekleştirmek üzere koridorda ilerlerken CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU bey Orhan ÖVET isimli şahıs tarafından yumruklu saldırıya uğramıştır.Görsel ve yazılı medyada saldırıyı gerçekleştiren bu şahsın Alperen Ocakları üyesi olduğu yönünde haber yapılmasına karşın adı geçen şahsın teşkilatımızla uzaktan yakından alakası yoktur. Alperen Ocakları teşkilatı Şehit Liderimiz Muhsin YAZICIOĞLU'NUN ortaya koymuş olduğu ilkeler çerçevesinde demokratik haklarını kullanmaktan öte tavır gösterecek kişileri bünyesinde barındırmaz.Belli ki bazı karanlık güç odakları bu tip nahoş olaylarla teşkilatımızın adını yan yana getirmeye çalışarak ,bazı karanlık projelere hizmet etmeye çalışmaktadır.Ben şahsım ve teşkilatım adına yaşanılan bu elim hadise dolayısıyla CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDARAOĞLU beye geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

ALPEREN OCAKLARI EĞİTİM KÜLTÜR DAYANIŞMA VAKFI GENEL BAŞKANI

AV. SERKAN TÜZÜN

BBP LİDERİNDEN AÇIKLAMA

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Ö.'nün Alperen Ocakları'na üye olduğu iddiaları ile ilgili "Söz konusu bile değil " dedi.

İşte Kılıçdaroğlu'nu yumruklayan o saldırgan

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na partisinin TBMM grup salonuna girişte ziyaretçi olarak Meclis’e giren bir kişi tarafından yumruklu saldırıda bulunuldu.  


Grup salonu girişinde kahverengi montlu bir saldırgan tarafından yumruklu ve tekmeli saldırıya uğradı.

Olay yerindeki CHP’liler tarafından etkisiz hale getirilen kişi, meclis polisi tarafından hemen gözaltına alındı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunan kişinin kimliğinin Orhan Öven olduğu belirtildi. Öven, polise verdiği ilk ifadesinde Alperen Ocakları'na üye olduğunu ve Erzurumlu olduğunu belirtti.








Etkileşim

Bu finans analizini nasıl buldunuz?

İNTERNETTEN PARA KAZANMA